Sessizliğin Dili
Konuşmadan da anlaşmak mümkün; yeter ki aynı sessizliği paylaşabilelim.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
Konuşmadan da anlaşmak mümkün; yeter ki aynı sessizliği paylaşabilelim.
gündüz herkes bir rol oynuyor. güçlü görün, mutlu görün, idare et. ama gece olunca, ışıklar sönünce maskeler de düşüyor. en dürüst itiraflar hep gece yarısı yazılır. çünkü karanlık, yargılamıyor.
sonbahar aslında hüzünlü değil, sadece dürüst. her şeyin bir sonu olduğunu en açık o söylüyor. yaz bize yalan söylüyordu, hep böyle kalacak gibi. sonbahar geliyor ve fısıldıyor: hiçbir şey kalıcı…
bugün sebepsiz yere iyiyim. sabah kahvem güzel oldu, dışarısı güneşli, kimse canımı sıkmadı. bazen mutluluk büyük şeylerde değil, sadece kötü bir şeyin olmadığı sıradan bir günde saklıymış.
Herkese iyi olduğumu söyledim. Buraya, sadece buraya doğrusunu yazıyorum.
en çok kalabalıkta yalnız hissediyorum. herkes gülüyor, ben gülmeye çalışıyorum ama olmuyor işte. sonra eve gelip ışıkları kapatınca bi rahatlıyorum. garip ama gerçek. belki de yalnızlık kalabalıkta…
Karanlık ne kadar uzun olursa olsun, sabah gizlice yaklaşıyor.
bütün gün yağdı. camın kenarına oturup çay içtim, kimseyi aramadım kimse de aramadı. eskiden bu beni üzerdi, artık üzmüyor. yağmurun sesi yeterli bir arkadaş.
Adını hâlâ aynı yumuşaklıkla telaffuz ediyorum, duyamasan da.
kimseye söyleyemedim ama galiba aşık oldum. telefonum her titrediğinde o mu diye bakıyorum, gülünç. koca insanım, bir mesaj için bekliyorum. ama iyi ki, uzun zamandır bu kadar canlı hissetmemiştim.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. — Mehmet Âkif Ersoy