Lambanın Altında
bir lamba, bir defter, bir de ben. gece yarısı dünyanın geri kalanı susunca kelimeler daha net geliyor. gündüz kaçanlar gece beni buluyor.
bir lamba, bir defter, bir de ben. gece yarısı dünyanın geri kalanı susunca kelimeler daha net geliyor. gündüz kaçanlar gece beni buluyor.
bir lamba, bir defter, bir de ben. gece yarısı dünyanın geri kalanı susunca kelimeler daha net geliyor. gündüz kaçanlar gece beni buluyor.
yine bu saatteyim, herkesin uyuduğu saatte. gece bana ait sanki; kimse istemiyor bu saatleri, ben topluyorum. sessizlik burada daha yüksek konuşuyor.
insanlar sessizlikten korkuyor. o yüzden sürekli bi ses, bi ekran, bi meşguliyet. ama sessizlik korkulacak bi şey değil, sadece kendinle baş başa kalmak. asıl korkutan da bu zaten.
Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa yerinirim; aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni. — Yunus Emre
yine bu saatte uyanığım. herkes uyuyor, şehir sessiz. sadece ben ve tavandaki gölgeler. gece yarısı düşünceleri hep daha ağır oluyor, neden bilmiyorum.
ışıkları kapatınca ev bambaşka bir yer oluyor. gündüz görmediğin sesleri duyuyorsun, buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen bir araba, kendi kalp atışın. yalnızlık aslında sessizlik değil, bu küçük…
gündüz herkes bir rol oynuyor. güçlü görün, mutlu görün, idare et. ama gece olunca, ışıklar sönünce maskeler de düşüyor. en dürüst itiraflar hep gece yarısı yazılır. çünkü karanlık, yargılamıyor.
yine bu saatteyim. şehir uyuyor, ben uyanığım. gece insanı kendiyle baş başa bırakıyor, kaçış yok. ama bir yandan en dürüst anlarım bunlar.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. — Mehmet Âkif Ersoy
Herkes uyurken ben yazarım, şehrin bütün sırlarını. Bir lamba, bir ben, bir de söylenmemiş cümlelerin ağırlığı.