Geçmişime
sevgili eski ben, üzülme dediklerinde inanmamıştın ya; geçti işte. izi kaldı ama artık acıtmıyor. bu kadar sıkı tutunma, biraz bırak. seni bekleyen güzel günler sandığından yakın.
sevgili eski ben, üzülme dediklerinde inanmamıştın ya; geçti işte. izi kaldı ama artık acıtmıyor. bu kadar sıkı tutunma, biraz bırak. seni bekleyen güzel günler sandığından yakın.
Gurbet o kadar acı ki ne varsa içimde, hepsi bana yabancı, hepsi bana düşmanca. — Kemalettin Kamu
anne, sana söylemeyi hep unuttuğum bi şey var: özür dilerim. o kadar meşguldüm ki seni aramayı bile erteledim. bu akşam arayacağım, söz.
bazı eşyalar sadece eşya değil. bi kazak, bi kupa, bi kitap... hepsinin içinde bi an saklı. onları görünce o güne dönüyorum. belki de biz insanlar hatıralarımızı eşyalara emanet ediyoruz.
sevgili eski ben, üzülme, hepsi geçecek dediklerinde sana inanmamıştın ya, haklıymışlar. geçti. hâlâ izi var ama artık acıtmıyor. o yüzden bu kadar sıkı tutunma, bırak biraz. seni bekleyen güzel…
itiraf etmek zayıflık değil, en büyük cesaret. içindekini söylemek, yargılanmayı göze almak... belki de kendimize itiraf edemediğimiz için başkalarına da edemiyoruz.
sonbahar aslında hüzünlü değil, sadece dürüst. her şeyin bir sonu olduğunu en açık o söylüyor. yaz bize yalan söylüyordu, hep böyle kalacak gibi. sonbahar geliyor ve fısıldıyor: hiçbir şey kalıcı…
Sevelim, sevilelim; dünya kimseye kalmaz. — Yunus Emre
Her eylül bir kapı kapanır içimde, yaz gider, sen gidersin. Yapraklar düşerken fark ederim: en çok giderken güzelsin.