Geç Kalan Cümleler
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.
yazmak benim için konuşamadıklarımı söyleme biçimi. yüz yüze diyemediğim şeyleri buraya bırakıyorum. belki birileri okur, belki 'ben de böyle hissediyorum' der. o an yalnız olmadığımı hatırlıyorum. o…
kafamın içi gece olunca daha gürültülü oluyor. gündüz bastırdığım her düşünce, ışıklar sönünce sesini yükseltiyor. gece dürüst ama acımasız.
ışıkları kapatınca ev bambaşka oluyor. kendi kalp atışımı duyuyorum. yalnızlık sessizlik değil, bu küçük seslerle baş başa kalmakmış.
sabah ilk işim kahve yapmak. o buhar tüterken bi an duruyorum, gün henüz başlamamış, her şey mümkün gibi. sonra telefonu açıyorum ve büyü bozuluyor. keşke o ilk anı biraz daha uzatabilsem.
saat gece üçü geçiyor yine uyuyamadım. bu saatlerde her şey daha dürüst oluyor sanki. gündüz taktığımız maskeler düşüyor. keşke insanlar birbirine hep bu saatteki gibi konuşsa.
en çok kalabalıkta yalnız hissediyorum. herkes gülüyor, ben gülmeye çalışıyorum ama olmuyor işte. sonra eve gelip ışıkları kapatınca bi rahatlıyorum. garip ama gerçek. belki de yalnızlık kalabalıkta…
Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim. — Tevfik Fikret
Kalabalık bir caddede kendi adımı unuttum. Herkes bir yere yetişiyor, ben sadece duruyorum. Bir vitrine baktım, yansımam bana yabancıydı.