Kelimelerin Ağırlığı
bir kelime insanı ayağa kaldırabilir de yıkabilir de. o yüzden dikkatli seçmeli. hafifçe söylenen bir söz, karşıdakinde yıllarca yankılanabilir.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
bir kelime insanı ayağa kaldırabilir de yıkabilir de. o yüzden dikkatli seçmeli. hafifçe söylenen bir söz, karşıdakinde yıllarca yankılanabilir.
Peronun ışıkları titrerken, bir bavul ve söylenememiş bir 'kal' vardı geride.
geç saatlerde düşünceler daha yüksek sesle konuşuyor. gündüz bastırdığın ne varsa gece geri geliyor. ben de onlarla oturup çayımı içiyorum artık, kavga etmiyorum.
Büyük acılar geçer, herkes bilir. Asıl ince sızılar kalır; bir koku, bir şarkı, adını anmadan.
Her eylül bir kapı kapanır içimde, yaz gider, sen gidersin. Yapraklar düşerken fark ederim: en çok giderken güzelsin.
Gül, dikeniyle küsmez; bekler, açar, solar, yine bekler. Sevmek de öyle bir sabır; yaralana yaralana.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. — Mevlânâ
Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava... — Orhan Veli Kanık
zaman geçmiyor, biz geçiyoruz. o hep aynı hızda akıyor; değişen bizim onu tutma çabamız. tutmaya çalıştıkça daha çok kaçıyor.
Herkes uyurken ben yazarım, şehrin bütün sırlarını. Bir lamba, bir ben, bir de söylenmemiş cümlelerin ağırlığı.
Kalabalık bir caddede kendi adımı unuttum. Herkes bir yere yetişiyor, ben sadece duruyorum. Bir vitrine baktım, yansımam bana yabancıydı.
Bir kitabın arasında kurumuş bir yaprak buldum. Kim koydu, ne zaman, bilmiyorum; ama biri, bir şeyi saklamak istemiş burada.