Şehir uyurken
yine bu saatteyim. şehir uyuyor, ben uyanığım. gece insanı kendiyle baş başa bırakıyor, kaçış yok. ama bir yandan en dürüst anlarım bunlar.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
yine bu saatteyim. şehir uyuyor, ben uyanığım. gece insanı kendiyle baş başa bırakıyor, kaçış yok. ama bir yandan en dürüst anlarım bunlar.
Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz. — Ahmet Haşim
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. — Mevlânâ
boş vakit diye bir şey yokmuş aslında, sadece neye vakit ayırdığımız varmış. hiçbir şey yapmadan oturmak da bir seçim, hem de en zoru.
bazen odada olduğumu kimse fark etmiyormuş gibi hissediyorum. konuşuyorum, duyulmuyorum; gülüyorum, görülmüyorum. en çok da bunu itiraf etmek zor.
sabah ilk işim kahve yapmak. o buhar tüterken bi an duruyorum, gün henüz başlamamış, her şey mümkün gibi. sonra telefonu açıyorum ve büyü bozuluyor. keşke o ilk anı biraz daha uzatabilsem.
Savaşın ortasında vurulmak mutlaktır. Beni, bağ bahçe bi güzelliğin ortasında kurşuna dizdiler.
o şarkı çalınca hâlâ durup kalıyorum. üç yıl oldu. herkes 'unutursun' dedi; unutmak da bir yetenekmiş, bende yok.
uzun zamandır ilk kez sebepsiz mutluyum ve itiraf edeyim, biraz da korkuyorum. sanki bir şey bozulacakmış gibi. ama bugün sadece iyi olmama izin veriyorum.
gece üçte uyanık olan bir tek ben değilim, biliyorum. bu saatte bütün şehir gizli bir kulüp gibi; uyuyamayanların sessiz ortaklığı. birbirimizi görmüyoruz ama aynı tavana bakıyoruz.
sevgili dostum, aramıza şehirler girdi ama sen hâlâ en yakınımsın. bazen bir şey anlatmak için telefonu elime alıyorum, sonra gülümseyip bırakıyorum; sen zaten biliyorsun. uzaklık dostluğu değil,…