İtiraf etmek
itiraf etmek zayıflık değil, en büyük cesaret. içindekini söylemek, yargılanmayı göze almak... belki de kendimize itiraf edemediğimiz için başkalarına da edemiyoruz.
Kategori
Aklından geçen bir cümle.
itiraf etmek zayıflık değil, en büyük cesaret. içindekini söylemek, yargılanmayı göze almak... belki de kendimize itiraf edemediğimiz için başkalarına da edemiyoruz.
Zulüm nedir? İnsan hangi şartlarda zulüm görür? Veyahut neden biri diğerine zulmeder? Peki zulüm dediğimiz şey, sadece birinin diğerine yaptığı eylem midir? İnsan, kendisine de zulmedebilir mi? Evet,…
gündüz herkes bir rol oynuyor. güçlü görün, mutlu görün, idare et. ama gece olunca, ışıklar sönünce maskeler de düşüyor. en dürüst itiraflar hep gece yarısı yazılır. çünkü karanlık, yargılamıyor.
Hayatınızın hikâyesini yazarken kalemi başkasının tutmasına izin vermeyin.
konuşmak bazen kolay, asıl zor olan doğru yerde susabilmek. söylenmeyen her söz kaybedilmiş sayılmaz; bazıları tam da söylenmediği için değerli.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. — Mevlânâ
sabah ilk işim kahve yapmak. o buhar tüterken bi an duruyorum, gün henüz başlamamış, her şey mümkün gibi. sonra telefonu açıyorum ve büyü bozuluyor. keşke o ilk anı biraz daha uzatabilsem.
herkes duyulmak istiyor ama az kişi dinlemek istiyor. oysa dinlemek de bir konuşma biçimi; en cömert olanı. bazen birine yapabileceğin en güzel şey, sadece susup yanında durmak.
Emin olmak..İnsan neyden emin olabilir? Mesela yağmurlu havada dışarı çıktığında ıslanacağından emin olabilir. Gaybı mı gördü insanoğlu, nasıl emin oldu? Hayır, aklı var çünkü. Dışarıda yağmur yağıyor…
Gitmek bir eylem, doğru..Lakin insan gidince ne hisseder? Nedir gidişinin sebebi, bazı gidişler kalamayıştan mı ibarettir? Unutmak peki, gidişin hangi kısmında? İnsan gittiği gün unutabilir mi? Kaygıl…
her boşluğu doldurmak zorunda değiliz. bazen susmak, söylenen her şeyden daha çok anlatır. iyi ki sustuğum anlar var, en çok onlarda büyüdüm.