Kalabalıkta
bir sürü arkadaşım var ama gerçekten arayabileceğim kimse yok. gece 3'te bir şey olsa kimi ararım bilmiyorum. bu his en çok kalabalıkta vuruyor.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
bir sürü arkadaşım var ama gerçekten arayabileceğim kimse yok. gece 3'te bir şey olsa kimi ararım bilmiyorum. bu his en çok kalabalıkta vuruyor.
cebinde hâlâ eski evin anahtarı vardı. kapı çoktan başkasınındı ama o anahtarı atamadı. bazı kapılar kapanır, ama anahtarları bizde kalır.
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. — Mehmet Âkif Ersoy
Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim. — Tevfik Fikret
Herkes uyurken ben yazarım, şehrin bütün sırlarını. Bir lamba, bir ben, bir de söylenmemiş cümlelerin ağırlığı.
bir öğretmenim vardı, en zor günümde bana inanmıştı. hiç teşekkür edemedim, sonra kaybettik. keşke bir kez daha görsem de sadece 'sağ ol' desem.
konuşmak bazen kolay, asıl zor olan doğru yerde susabilmek. söylenmeyen her söz kaybedilmiş sayılmaz; bazıları tam da söylenmediği için değerli.
kalabalık ortamlarda nefesim daralıyor, kimse bilmiyor. gülümseyip 'iyiyim' diyorum ama içimden bir an önce çıkmak istiyorum. bunu ilk defa buraya yazdım.
Camın buğusuna adını yazdım, sonra sildim. Kalması için değil, bir an var olsun diye.
telefonumda hâlâ kayıtlı bir numara var, aramayacağımı bile bile silemiyorum. silince gerçekten bitmiş olacak sanki. bazen sadece 'var olması' yetiyor insana.
en yakın arkadaşımı kıskanıyorum ve bundan utanıyorum. onu seviyorum ama her başarısında içimde bir şey burkuluyor. iyi bir insan değilim galiba.