Işıklar sönünce
ışıkları kapatınca ev bambaşka oluyor. kendi kalp atışımı duyuyorum. yalnızlık sessizlik değil, bu küçük seslerle baş başa kalmakmış.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
ışıkları kapatınca ev bambaşka oluyor. kendi kalp atışımı duyuyorum. yalnızlık sessizlik değil, bu küçük seslerle baş başa kalmakmış.
ışıkları kapatınca ev bambaşka bir yer oluyor. gündüz görmediğin sesleri duyuyorsun, buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen bir araba, kendi kalp atışın. yalnızlık aslında sessizlik değil, bu küçük…
son vapuru kaçırdığında hep aynı şeyi düşünürdü: bazı şeyler bir daha geri gelmiyor. iskelede tek başına kaldı. deniz sakindi, o değildi. cebinden bir sigara çıkardı, yakmadı, sadece elinde tuttu.…
son otobüste sadece ikisi vardı; ikisi de birbirine bakmadı. belki aynı yalnızlığı taşıyorlardı, belki de sadece yorgundular. otobüs durdu, biri indi, diğeri camdan baktı.
bir sürü arkadaşım var ama gerçekten arayabileceğim kimse yok. gece 3'te bir şey olsa kimi ararım bilmiyorum. bu his en çok kalabalıkta vuruyor.
kalabalık ortamlarda nefesim daralıyor, kimse bilmiyor. gülümseyip 'iyiyim' diyorum ama içimden bir an önce çıkmak istiyorum. bunu ilk defa buraya yazdım.
Camın buğusuna adını yazdım, sonra sildim. Kalması için değil, bir an var olsun diye.
bazen odada olduğumu kimse fark etmiyormuş gibi hissediyorum. konuşuyorum, duyulmuyorum; gülüyorum, görülmüyorum. en çok da bunu itiraf etmek zor.
yıllardır aynı insanı seviyorum ve o bunu hiç bilmeyecek. her gün yanından geçiyorum, gülümsüyorum, hiçbir şey belli etmiyorum. bazen düşünüyorum, ya söyleseydim? ama korku hep bir adım önümde.
dolu bir odada bile yalnız hissedebiliyorum. herkes güler, konuşur; ben bir köşede izlerim. ait olmak nasıl bir şey, hâlâ tam öğrenemedim.
herkesin derdini dinliyorum ama bana 'sen nasılsın' diye soran az. belki ben de sormayı beklemeden anlatmalıyım. ama o ilk cümleyi bir türlü kuramıyorum.
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.