Işıkları Kapatınca
ışıkları kapatınca ev bambaşka bir yer oluyor. gündüz görmediğin sesleri duyuyorsun, buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen bir araba, kendi kalp atışın. yalnızlık aslında sessizlik değil, bu küçük…
Kategori
Düşünmenin kâğıda döküldüğü yer.
ışıkları kapatınca ev bambaşka bir yer oluyor. gündüz görmediğin sesleri duyuyorsun, buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen bir araba, kendi kalp atışın. yalnızlık aslında sessizlik değil, bu küçük…
sonbahar aslında hüzünlü değil, sadece dürüst. her şeyin bir sonu olduğunu en açık o söylüyor. yaz bize yalan söylüyordu, hep böyle kalacak gibi. sonbahar geliyor ve fısıldıyor: hiçbir şey kalıcı…
yalnızlık kötü bir şey değil, yalnız hissetmek kötü. bir odada tek başına huzurlu olabilirsin ya da kalabalıkta yapayalnız. mesele mekân değil, kiminle olduğun kadar kendinle olabilmek.
okumak kaçış mı, yoksa asıl hayata dönüş mü, hâlâ karar veremedim. bir kitabın içine girdiğimde dışarısı susuyor. belki de kaçış değil, sadece daha sessiz bir oda arıyorum.
boş vakit diye bir şey yokmuş aslında, sadece neye vakit ayırdığımız varmış. hiçbir şey yapmadan oturmak da bir seçim, hem de en zoru.
en çok kalabalıkta yalnız hissediyorum. herkes gülüyor, ben gülmeye çalışıyorum ama olmuyor işte. sonra eve gelip ışıkları kapatınca bi rahatlıyorum. garip ama gerçek. belki de yalnızlık kalabalıkta…
yalnızlık kötü değil, yalnız hissetmek kötü. bir odada tek başına huzurlu olabilirsin, ya da kalabalıkta yapayalnız. mesele mekân değil, kendinle barışık olup olmadığın.
nehir engele takılınca durmuyor, kenarından dolanıyor. biz insanlar takılıp kalıyoruz. akmayı ondan öğrenmeli; direnmeden ama teslim de olmadan.
dibe vurduğumda fark ettim ki çıkılacak tek yön yukarı. baştan başlamak pes etmenin değil, pes etmemenin adı. her son, görünmez bir başlangıç taşır içinde.
unutmak bir yetenekmiş, herkeste yok. ben hatırlamakta ustayım; en küçük ayrıntıyı bile yıllarca saklarım. bu yüzden bazı şeyler benim için hiç bitmiyor.
tutmaya çalıştıkça kaçan şeyler var. avucunu açık tutmayı öğrenmek gerekiyor; kum gibi, sıktıkça akıyor. bırakmak pes etmek değil, bazen en olgun sevgi biçimi.
her sonun bir başlangıç olduğunu söylerler, klişe ama doğru. dibe vurduğumda fark ettim ki çıkılacak tek yön yukarı. yeniden başlamak, pes etmemenin başka adı.