Kalabalık Oda
dolu bir odada bile yalnız hissedebiliyorum. herkes güler, konuşur; ben bir köşede izlerim. ait olmak nasıl bir şey, hâlâ tam öğrenemedim.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
dolu bir odada bile yalnız hissedebiliyorum. herkes güler, konuşur; ben bir köşede izlerim. ait olmak nasıl bir şey, hâlâ tam öğrenemedim.
herkesin derdini dinliyorum ama bana 'sen nasılsın' diye soran az. belki ben de sormayı beklemeden anlatmalıyım. ama o ilk cümleyi bir türlü kuramıyorum.
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.
İçime bir duvar ördüm, tuğla tuğla, yıllarca. Şimdi kimse giremiyor, ama ben de çıkamıyorum.
her sabah aynı peronda aynı adamı görürdü. hiç konuşmadılar. bir gün adam gelmedi, ertesi gün de. kadın fark etti ki tanımadığı birinin yokluğu bile insana dokunabiliyor.
dolu bir odada bile yalnız hissedebiliyorum. herkes güler, konuşur; ben bir köşede izlerim. ait olmak nasıl bir şey, hâlâ tam öğrenemedim.
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.
herkesin derdini dinliyorum, herkese 'iyi ki varsın' diyorum. ama bana 'sen nasılsın' diye soran çok az. belki ben de sormayı beklemeden anlatmalıyım, bilmiyorum.
bir odaya girdiğimde kimse fark etmiyormuş gibi hissediyorum. konuşuyorum, sözüm havada kalıyor. belki de en çok korktuğum şey bu: bir gün gerçekten görünmez olmak.
her on dakikada bir telefonuma bakıyorum, bir mesaj gelmiş mi diye. gelmiyor. kimseyi beklemiyorum aslında ama umut işte, susmuyor. bunu kimseye söyleyemem, gülünç olurum.
insanlar sessizlikten korkuyor. o yüzden sürekli bi ses, bi ekran, bi meşguliyet. ama sessizlik korkulacak bi şey değil, sadece kendinle baş başa kalmak. asıl korkutan da bu zaten.
istasyonun bekleme salonunda oturuyordu. treni gelmeyecekti aslında, biliyordu. sadece gidenleri izlemek için geliyordu buraya. bazen gitmek değil, gidenleri seyretmek yetiyor insana.