Bu saatlerde
saat gece üçü geçiyor yine uyuyamadım. bu saatlerde her şey daha dürüst oluyor sanki. gündüz taktığımız maskeler düşüyor. keşke insanlar birbirine hep bu saatteki gibi konuşsa.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
saat gece üçü geçiyor yine uyuyamadım. bu saatlerde her şey daha dürüst oluyor sanki. gündüz taktığımız maskeler düşüyor. keşke insanlar birbirine hep bu saatteki gibi konuşsa.
İnsan, kendi hikâyesinde ne zaman kötü karakter olmaya başlar? Bir gün yanlış bir karar verdiğinde mi, birinin kalbini kırdığında mı, yoksa geçmişine dönüp baktığında kendisini artık tanıyamadığında m…
Nedir ki sevmek, gözlerine her baktığında ilk kez görüyormuş gibi heyecanlanmak mı, yoksa onun mutluluğunu kendi mutluluğun kadar içten dilemek mi? Eğer böyleyse şüphen olmasın, bir kez tereddüt etmed…
yine bu saatte uyanığım. herkes uyuyor, şehir sessiz. sadece ben ve tavandaki gölgeler. gece yarısı düşünceleri hep daha ağır oluyor, neden bilmiyorum.
herkes uyurken ben tavana bakıyorum. gündüz bastırdığım ne varsa gece geri geliyor. sabaha karşı uyuyup güne yorgun başlıyorum. ilk defa buraya yazıyorum bunu.
ışıkları kapatınca ev bambaşka oluyor. buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen bir araba, kendi kalp atışım. yalnızlık sessizlik değilmiş; bu küçük seslerle baş başa kalmakmış.
yine bu saatteyim. şehir uyurken en dürüst hâlime kavuşuyorum. gündüz taktığım ne varsa gece düşüyor. karanlık yargılamıyor, sadece dinliyor.
Herkes seni ayakta durduğun kadar bilir. Nasıl ayakta durduğunu bir sen bilirsin, bir de Allah. Kim bilir, kaç gece kendi içine ağladın da sabah kimse gözlerindeki kızarıklığı fark etmedi. Kaç kez bir…
bir lamba, bir defter, bir de ben. gece yarısı dünyanın geri kalanı susunca kelimeler daha net geliyor. gündüz kaçanlar gece beni buluyor.
her gece üçte uyanıyorum, sebepsiz. sanki içimde bir şey beni dürtüyor, 'hâlâ halletmedin' diyor. neyi halletmem gerektiğini bilmiyorum ama uyku kaçıyor işte.
İnsan ne zaman başlar hakikati aramaya? Her şeyin cevabını bildiğini sandığında mı, yoksa bildiklerinin hiçbir şeye yetmediğini anladığında mı? Belki de yolculuk, insanın kendine biçtiği bütün sıfatla…
gece üçte uyanık olan bir tek ben değilim, biliyorum. bu saatte şehir gizli bir kulüp gibi; uyuyamayanların sessiz ortaklığı. birbirimizi görmüyoruz ama aynı tavana bakıyoruz.