Vedalar
veda etmeyi hiç öğrenemedim. hep yarım bıraktım, arkama bakmadan gittim ki acımasın. ama kaçtığım her veda, içimde kapanmamış bir kapı olarak kaldı.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
veda etmeyi hiç öğrenemedim. hep yarım bıraktım, arkama bakmadan gittim ki acımasın. ama kaçtığım her veda, içimde kapanmamış bir kapı olarak kaldı.
insanlar sessizlikten korkuyor. o yüzden sürekli bi ses, bi ekran, bi meşguliyet. ama sessizlik korkulacak bi şey değil, sadece kendinle baş başa kalmak. asıl korkutan da bu zaten.
bazı eşyalar sadece eşya değil. bi kazak, bi kupa, bi kitap... hepsinin içinde bi an saklı. onları görünce o güne dönüyorum. belki de biz insanlar hatıralarımızı eşyalara emanet ediyoruz.
Bu, Mavera editörü üzerinden yazılmış bir deneme yazısıdır. Her şey yolunda görünüyor.
nehir engelle karşılaşınca durmuyor, kenarından dolanıyor. biz insanlar ise takılıp kalıyoruz. belki de akmayı ondan öğrenmeli; direnmeden ama teslim de olmadan.
Konuşmadan da anlaşmak mümkün; yeter ki aynı sessizliği paylaşabilelim.