Sabırlı Gül
Gül dikeniyle küsmez; bekler, açar, solar, yine bekler. Sevmek de böyle bir sabır, yaralana yaralana güzelleşen.
Kategori
Az sözle çok şey.
Gül dikeniyle küsmez; bekler, açar, solar, yine bekler. Sevmek de böyle bir sabır, yaralana yaralana güzelleşen.
Fırtına ne kadar büyürse büyüsün, liman hep orada; sönük bir ışıkla, sabırla. Dönmesini bilene yol gösterir.
Giden her şey bir iz bırakır; kimi bir koku, kimi bir şarkı, kimi de hiç kapanmayan bir kapı.
İçime bir duvar ördüm, tuğla tuğla, yıllarca. Şimdi kimse giremiyor, ama ben de çıkamıyorum.
Büyük acılar geçer, herkes bilir. Asıl ince sancılar kalır; adını anmadan, bir köşede, sessizce.
Ne kadar karanlık olursa olsun gece, sabah yine gelir; inatla, ısrarla. Belki hayat da öyledir, her dibin bir sabahı vardır.
Giden her şey bir iz bırakır; kimi bir koku, kimi bir şarkı, kimi de hiç kapanmayan bir kapı.
Acele etme, dedi çay bana. En güzel tadım beklemeyi bilenlere; kaynar suda değil, sabırda demlenirim.
Kırık bir bardak gibiyim, yapıştırdım, kullanıyorum; ama her dolduruşta aynı yerden sızıyor söylemediklerim.
En uzak mesafe iki şehir değil, yan yana oturup birbirine bir şey söyleyememektir.
Gözlerin günümü aydınlatan güneş gibi, Sesin içimde saklı kalan bir şarkı gibi, Sen kalbimin hiç dinmeyen baharı gibi, Ben sana yazılmış eski bir şiir gibi. -KDG