Yalnızlık ve Yalnız Hissetmek
yalnızlık kötü değil, yalnız hissetmek kötü. bir odada tek başına huzurlu olabilirsin, ya da kalabalıkta yapayalnız. mesele mekân değil, kendinle barışık olup olmadığın.
Kategori
Düşünmenin kâğıda döküldüğü yer.
yalnızlık kötü değil, yalnız hissetmek kötü. bir odada tek başına huzurlu olabilirsin, ya da kalabalıkta yapayalnız. mesele mekân değil, kendinle barışık olup olmadığın.
nehir engele takılınca durmuyor, kenarından dolanıyor. biz insanlar takılıp kalıyoruz. akmayı ondan öğrenmeli; direnmeden ama teslim de olmadan.
dibe vurduğumda fark ettim ki çıkılacak tek yön yukarı. baştan başlamak pes etmenin değil, pes etmemenin adı. her son, görünmez bir başlangıç taşır içinde.
unutmak bir yetenekmiş, herkeste yok. ben hatırlamakta ustayım; en küçük ayrıntıyı bile yıllarca saklarım. bu yüzden bazı şeyler benim için hiç bitmiyor.
tutmaya çalıştıkça kaçan şeyler var. avucunu açık tutmayı öğrenmek gerekiyor; kum gibi, sıktıkça akıyor. bırakmak pes etmek değil, bazen en olgun sevgi biçimi.
her sonun bir başlangıç olduğunu söylerler, klişe ama doğru. dibe vurduğumda fark ettim ki çıkılacak tek yön yukarı. yeniden başlamak, pes etmemenin başka adı.
veda etmeyi hiç öğrenemedim. hep yarım bıraktım, arkama bakmadan gittim ki acımasın. ama kaçtığım her veda, içimde kapanmamış bir kapı olarak kaldı.
insanlar sessizlikten korkuyor. o yüzden sürekli bi ses, bi ekran, bi meşguliyet. ama sessizlik korkulacak bi şey değil, sadece kendinle baş başa kalmak. asıl korkutan da bu zaten.
bazı eşyalar sadece eşya değil. bi kazak, bi kupa, bi kitap... hepsinin içinde bi an saklı. onları görünce o güne dönüyorum. belki de biz insanlar hatıralarımızı eşyalara emanet ediyoruz.
Bu, Mavera editörü üzerinden yazılmış bir deneme yazısıdır. Her şey yolunda görünüyor.
ışıkları kapatınca ev bambaşka bir yer oluyor. gündüz görmediğin sesleri duyuyorsun, buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen bir araba, kendi kalp atışın. yalnızlık aslında sessizlik değil, bu küçük…