Gecenin Gündüze Direnişi - Ezgi Erdoğan
İnsan, kendi hikâyesinde ne zaman kötü karakter olmaya başlar? Bir gün yanlış bir karar verdiğinde mi, birinin kalbini kırdığında mı, yoksa geçmişine dönüp baktığında kendisini artık tanıyamadığında m…
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
İnsan, kendi hikâyesinde ne zaman kötü karakter olmaya başlar? Bir gün yanlış bir karar verdiğinde mi, birinin kalbini kırdığında mı, yoksa geçmişine dönüp baktığında kendisini artık tanıyamadığında m…
Nedir ki sevmek, gözlerine her baktığında ilk kez görüyormuş gibi heyecanlanmak mı, yoksa onun mutluluğunu kendi mutluluğun kadar içten dilemek mi? Eğer böyleyse şüphen olmasın, bir kez tereddüt etmed…
Kitap okuyorum, dini bir kitap. Kalemle işaretlediğim yerler var, “Göğüslerinizin içindekini (kalbinizdekileri) saklasanız da, açığa vursanız da Allah onu bilir.” (Al-i İmran suresi, 29.ayet) ve bir h…
yine bu saatte uyanığım. herkes uyuyor, şehir sessiz. sadece ben ve tavandaki gölgeler. gece yarısı düşünceleri hep daha ağır oluyor, neden bilmiyorum.
babamla hiç doğru düzgün konuşamadık. ikimiz de sevgiyi göstermeyi bilmedik. şimdi yaşlandı, ben büyüdüm ama aramızdaki o sessizlik hâlâ orada. keşke bir cümle kurabilsem.
hayatımla ilgili büyük bir karar var önümde ve haftalardır erteliyorum. herkese danıştım ama asıl korktuğum kendi sesim. belki de cevabı biliyorum, sadece duymak istemiyorum.
herkes uyurken ben tavana bakıyorum. gündüz bastırdığım ne varsa gece geri geliyor. sabaha karşı uyuyup güne yorgun başlıyorum. ilk defa buraya yazıyorum bunu.
bugün özel bir şey olmadı ve bu çok iyiydi. işe gittim, geldim, yemek yaptım, kitap okudum. bazen en huzurlu günler, anlatacak hiçbir şeyin olmadığı günler.
yıllardır aynı insanı seviyorum ve o bunu hiç bilmeyecek. her gün yanından geçiyorum, gülümsüyorum, hiçbir şey belli etmiyorum. bazen düşünüyorum, ya söyleseydim? ama korku hep bir adım önümde.
Büyük acılar geçer, herkes bilir. Asıl ince sızılar kalır; bir koku, bir şarkı, adını anmadan.
sokak lambası her gece onun penceresine vururdu. bir gün lamba yandı, değiştirmediler. o da fark etti ki bazı alışkanlıkların gittiğini, ancak gidince anlıyoruz.
ışıkları kapatınca ev bambaşka oluyor. buzdolabının uğultusu, dışarıdan geçen bir araba, kendi kalp atışım. yalnızlık sessizlik değilmiş; bu küçük seslerle baş başa kalmakmış.