Deniz Kenarında Bir Akşam
bugün işten çıkıp sahile gittim. kimseyle konuşmadım, sadece dalgaları dinledim. bazen en iyi sohbet, hiç konuşmadan yapılıyor.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
bugün işten çıkıp sahile gittim. kimseyle konuşmadım, sadece dalgaları dinledim. bazen en iyi sohbet, hiç konuşmadan yapılıyor.
En derin yalnızlık, kimsesizlik değil; anlaşılmadan kalabalıkta durmaktır.
Sığ sular çok ses çıkarır, derin olan sessizdir. En çok yaşayanlar en az anlatanlardır belki; taşımak, söylemekten ağır.
Yazmak, dağınık düşünceleri bir hizaya sokmanın en sessiz yoludur.
bir kelime insanı ayağa kaldırabilir de yıkabilir de. o yüzden dikkatli seçmeli. hafifçe söylenen bir söz, karşıdakinde yıllarca yankılanabilir.
Peronun ışıkları titrerken, bir bavul ve söylenememiş bir 'kal' vardı geride.
zaman geçmiyor, biz geçiyoruz. o hep aynı hızda akıyor; değişen bizim onu tutma çabamız. tutmaya çalıştıkça daha çok kaçıyor.
Kalabalık bir caddede kendi adımı unuttum. Herkes bir yere yetişiyor, ben sadece duruyorum. Bir vitrine baktım, yansımam bana yabancıydı.
Bir kitabın arasında kurumuş bir yaprak buldum. Kim koydu, ne zaman, bilmiyorum; ama biri, bir şeyi saklamak istemiş burada.
yazmak benim için bir düğümü çözmek gibi. kafamdaki karmaşa, kağıda dökülünce sıraya giriyor. iyi yazar mıyım bilmiyorum ama yazınca daha az kayboluyorum.
Uzakta bir liman, sönük ışıklarıyla bekliyor. Gitmek isteyen her gemi bir gün döner sanır; kimi döner, kimi ışık olur.