Söyleyemediğim Özür
yıllar önce birini çok kırdım ve özür dileyemedim, gururum tuttu. o kişi artık hayatımda değil ama o özür hâlâ içimde. bazen boşluğa 'özür dilerim' diyorum, duyan yok.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
yıllar önce birini çok kırdım ve özür dileyemedim, gururum tuttu. o kişi artık hayatımda değil ama o özür hâlâ içimde. bazen boşluğa 'özür dilerim' diyorum, duyan yok.
bazı eşyalar sadece eşya değil. bi kazak, bi kupa, bi kitap... hepsinin içinde bi an saklı. onları görünce o güne dönüyorum. belki de biz insanlar hatıralarımızı eşyalara emanet ediyoruz.
bir zamanlar birini çok kırdım. özür bile dileyemedim, gururum tuttu. o özrü hâlâ içimde taşıyorum. keşke geri dönebilsem.
itiraf etmek zayıflık değil, en büyük cesaret. içindekini söylemek, yargılanmayı göze almak... belki de kendimize itiraf edemediğimiz için başkalarına da edemiyoruz.
insanlar beni güçlü sanıyor. herkesin derdini dinliyorum, herkese oluyorum. ama benim derdimi soran kimse yok, ben de söylemiyorum. yorgunum.
sonbahar aslında hüzünlü değil, sadece dürüst. her şeyin bir sonu olduğunu en açık o söylüyor. yaz bize yalan söylüyordu, hep böyle kalacak gibi. sonbahar geliyor ve fısıldıyor: hiçbir şey kalıcı…
en çok kalabalıkta yalnız hissediyorum. herkes gülüyor, ben gülmeye çalışıyorum ama olmuyor işte. sonra eve gelip ışıkları kapatınca bi rahatlıyorum. garip ama gerçek. belki de yalnızlık kalabalıkta…
en yakın arkadaşımı kıskanıyorum ve bundan utanıyorum. onu seviyorum ama her başarısında içimde bir şey burkuluyor. iyi bir insan değilim galiba.
cebinde hâlâ eski evin anahtarı vardı. kapı çoktan başkasınındı ama o anahtarı atamadı. bazı kapılar kapanır, ama anahtarları bizde kalır.
bütün gün yağdı. camın kenarına oturup çay içtim, kimseyi aramadım kimse de aramadı. eskiden bu beni üzerdi, artık üzmüyor. yağmurun sesi yeterli bir arkadaş.
anneme sarılamıyorum. sevmiyorum değil, tam tersi çok seviyorum ama araya bir mesafe girdi bir yerde ve nasıl kapatacağımı bilmiyorum. o da bekliyor sanki, ben de. ikimiz de susuyoruz.
bugün işten çıkıp sahile gittim. kimseyle konuşmadım, sadece dalgaları dinledim. bazen en iyi sohbet, hiç konuşmadan yapılıyor.