Keşke
babama 'seni seviyorum' demeden kaybettim. o kuşak öyle değildi, ben de öyle olamadım. şimdi mezarında söylüyorum ama duyan yok.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
babama 'seni seviyorum' demeden kaybettim. o kuşak öyle değildi, ben de öyle olamadım. şimdi mezarında söylüyorum ama duyan yok.
uzun zamandır ilk defa iyiyim. büyük bir şey olduğu için değil, sadece bugün nefes almak kolaydı. bunu bile itiraf etmek garip geliyor.
eskiden çok gülen bir çocuktum. o çocuğu ne zaman kaybettim bilmiyorum. aynaya bakıyorum, tanıdık ama yabancı. onu geri istiyorum.
kendime kızgınım. hayır diyemediğim, sınır koyamadığım, herkesi memnun etmeye çalışırken kendimi kaybettiğim için. artık yeter demek istiyorum ama diyemiyorum.
hâlâ o şarkı çalınca duruyorum. kimseye söylemedim ama iki yıl oldu ve hâlâ aynı yerde takılı kaldım. herkes unut diyor, unutmak da bir yetenekmiş, bende yok.
bir zamanlar birini çok kırdım. özür bile dileyemedim, gururum tuttu. o özrü hâlâ içimde taşıyorum. keşke geri dönebilsem.
bana açıldığında ben de aynısını hissediyordum ama korktum, 'bakarız' dedim. o da gitti. bazen doğru insanı yanlış zamanda değil, yanlış cesaretle kaybediyoruz.
gündüz herkese iyiyim diyorum. geceleri ise yastığa gömülüp sessizce ağlıyorum. kimse bilmiyor. belki de en büyük yalanım 'iyiyim' demek.
iki yıl oldu ve hâlâ telefonumdaki numarasını silemedim. arayacakmışım gibi değil, sadece dursun diye. silince gerçekten gitmiş olacak sanki.
kimseye söyleyemedim ama galiba aşık oldum. telefonum her titrediğinde o mu diye bakıyorum, gülünç. koca insanım, bir mesaj için bekliyorum. ama iyi ki, uzun zamandır bu kadar canlı hissetmemiştim.
bir sürü arkadaşım var ama gerçekten arayabileceğim kimse yok. gece 3'te bir şey olsa kimi ararım bilmiyorum. bu his en çok kalabalıkta vuruyor.
bir öğretmenim vardı, en zor günümde bana inanmıştı. hiç teşekkür edemedim, sonra kaybettik. keşke bir kez daha görsem de sadece 'sağ ol' desem.