Sonbahar Neden Hüzünlüdür
sonbahar aslında hüzünlü değil, sadece dürüst. her şeyin bir sonu olduğunu en açık o söylüyor. yaz bize yalan söylüyordu, hep böyle kalacak gibi. sonbahar geliyor ve fısıldıyor: hiçbir şey kalıcı…
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
sonbahar aslında hüzünlü değil, sadece dürüst. her şeyin bir sonu olduğunu en açık o söylüyor. yaz bize yalan söylüyordu, hep böyle kalacak gibi. sonbahar geliyor ve fısıldıyor: hiçbir şey kalıcı…
yalnızlık kötü bir şey değil, yalnız hissetmek kötü. bir odada tek başına huzurlu olabilirsin ya da kalabalıkta yapayalnız. mesele mekân değil, kiminle olduğun kadar kendinle olabilmek.
okumak kaçış mı, yoksa asıl hayata dönüş mü, hâlâ karar veremedim. bir kitabın içine girdiğimde dışarısı susuyor. belki de kaçış değil, sadece daha sessiz bir oda arıyorum.
en çok kalabalıkta yalnız hissediyorum. herkes gülüyor, ben gülmeye çalışıyorum ama olmuyor işte. sonra eve gelip ışıkları kapatınca bi rahatlıyorum. garip ama gerçek. belki de yalnızlık kalabalıkta…
yalnızlık kötü değil, yalnız hissetmek kötü. bir odada tek başına huzurlu olabilirsin, ya da kalabalıkta yapayalnız. mesele mekân değil, kendinle barışık olup olmadığın.
unutmak bir yetenekmiş, herkeste yok. ben hatırlamakta ustayım; en küçük ayrıntıyı bile yıllarca saklarım. bu yüzden bazı şeyler benim için hiç bitmiyor.
veda etmeyi hiç öğrenemedim. hep yarım bıraktım, arkama bakmadan gittim ki acımasın. ama kaçtığım her veda, içimde kapanmamış bir kapı olarak kaldı.
bazı eşyalar sadece eşya değil. bi kazak, bi kupa, bi kitap... hepsinin içinde bi an saklı. onları görünce o güne dönüyorum. belki de biz insanlar hatıralarımızı eşyalara emanet ediyoruz.