Son Işık
sokak lambası her gece onun penceresine vururdu. bir gün lamba yandı, değiştirmediler. o da fark etti ki bazı alışkanlıkların gittiğini, ancak gidince anlıyoruz.
Kategori
Kısa kurgular ve anlatılar.
sokak lambası her gece onun penceresine vururdu. bir gün lamba yandı, değiştirmediler. o da fark etti ki bazı alışkanlıkların gittiğini, ancak gidince anlıyoruz.
her sabah aynı peronda aynı adamı görürdü. hiç konuşmadılar. bir gün adam gelmedi, ertesi gün de. kadın fark etti ki tanımadığı birinin yokluğu bile insana dokunabiliyor.
istasyonun bekleme salonunda oturuyordu. treni gelmeyecekti aslında, biliyordu. sadece gidenleri izlemek için geliyordu buraya. bazen gitmek değil, gidenleri seyretmek yetiyor insana.
cebinde hâlâ eski evin anahtarı vardı. kapı çoktan başkasınındı ama o anahtarı atamadı. bazı kapılar kapanır, ama anahtarları bizde kalır.
son vapuru kaçırdığında hep aynı şeyi düşünürdü: bazı şeyler bir daha geri gelmiyor. iskelede tek başına kaldı. deniz sakindi, o değildi. cebinden bir sigara çıkardı, yakmadı, sadece elinde tuttu.…
Peronun ışıkları titrerken, bir bavul ve söylenememiş bir 'kal' vardı geride.
son otobüste sadece ikisi vardı; ikisi de birbirine bakmadı. belki aynı yalnızlığı taşıyorlardı, belki de sadece yorgundular. otobüs durdu, biri indi, diğeri camdan baktı.