Alıştım mı, Mutlu muyum
belki mutlu değilim, sadece alıştım. rutin güvenli hissettiriyor ama içimde bir ses sürekli 'bu kadar mı' diye soruyor. değiştirmeye cesaretim var mı, bilmiyorum.
Kategori
İçinde kalanlar.
belki mutlu değilim, sadece alıştım. rutin güvenli hissettiriyor ama içimde bir ses sürekli 'bu kadar mı' diye soruyor. değiştirmeye cesaretim var mı, bilmiyorum.
haksızlığa uğradığımda sesimi çıkaramıyorum, sonra günlerce kendimle kavga ediyorum: 'şöyle deseydim' diye. susmak da bir seçim ama bana hep pahalıya patlıyor.
bana açıldığında ben de aynısını hissediyordum ama korktum, 'düşüneyim' dedim. o da uzaklaştı. doğru insanı yanlış cesaretle kaybetmek en çok acıtanı. hâlâ pişmanım.
babamla aynı odada oturur, konuşamayız. ikimiz de sevgiyi göstermeyi öğrenemedik. bu sessizlik sevgisizlik değil, dilini bulamamış bir sevgi. keşke bir cümle kurabilsem.
telefonumda aramayacağımı bildiğim bir numara var. silmek istiyorum ama parmağım gitmiyor. silince gerçekten bitecek sanki; bazen var olması yetiyor insana.
bavulum hâlâ yarı dolu duruyor. gitmek mi, kalmak mı bilmiyorum. tanıdık mutsuzlukla bilinmeyen umut arasında sıkışıp kaldım. bir karar, sadece bir karar lazım.
dolu bir odada bile yalnız hissedebiliyorum. herkes güler, konuşur; ben bir köşede izlerim. ait olmak nasıl bir şey, hâlâ tam öğrenemedim.
hep 'doğru zamanı bekliyorum' dedim. işi değiştirmek için, konuşmak için, gitmek için. ama doğru zaman diye bir şey yokmuş; sadece ertelediğim anlar varmış.
kalabalıkta herkesin sesine uyum sağlamaya çalışırken kendi sesimi unuttum. şimdi yalnız kaldığımda ne düşündüğümü bile bilmiyorum. birinin değil, kendimin olmam gerek.
annemin ellerine bakıyorum son zamanlarda; yorulmuşlar. bir gün o eller olmayacak diye düşününce içim ürperiyor. keşke daha çok sarılsam, keşke daha az tartışsak.
her gece üçte uyanıyorum, sebepsiz. sanki içimde bir şey beni dürtüyor, 'hâlâ halletmedin' diyor. neyi halletmem gerektiğini bilmiyorum ama uyku kaçıyor işte.
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.