Diyemeden
babama 'seni seviyorum' diyemeden büyüdüm, o da bana. o kuşak öyleydi, ben de öyle oldum. şimdi telefonda sesini duyunca boğazım düğümleniyor, yine diyemiyorum.
Kategori
İçinde kalanlar.
babama 'seni seviyorum' diyemeden büyüdüm, o da bana. o kuşak öyleydi, ben de öyle oldum. şimdi telefonda sesini duyunca boğazım düğümleniyor, yine diyemiyorum.
dolu bir odada bile yalnız hissedebiliyorum. herkes güler, konuşur; ben bir köşede izlerim. ait olmak nasıl bir şey, hâlâ tam öğrenemedim.
hep 'doğru zamanı bekliyorum' dedim. işi değiştirmek için, konuşmak için, gitmek için. ama doğru zaman diye bir şey yokmuş; sadece ertelediğim anlar varmış.
kalabalıkta herkesin sesine uyum sağlamaya çalışırken kendi sesimi unuttum. şimdi yalnız kaldığımda ne düşündüğümü bile bilmiyorum. birinin değil, kendimin olmam gerek.
hayatımla ilgili büyük bir kararı haftalardır erteliyorum. herkese danıştım ama asıl korktuğum kendi sesim. sanırım cevabı biliyorum, sadece duymak istemiyorum.
herkesin derdini dinliyorum ama bana 'sen nasılsın' diye soran az. belki ben de sormayı beklemeden anlatmalıyım. ama o ilk cümleyi bir türlü kuramıyorum.
annemin ellerine bakıyorum son zamanlarda; yorulmuşlar. bir gün o eller olmayacak diye düşününce içim ürperiyor. keşke daha çok sarılsam, keşke daha az tartışsak.
her gece üçte uyanıyorum, sebepsiz. sanki içimde bir şey beni dürtüyor, 'hâlâ halletmedin' diyor. neyi halletmem gerektiğini bilmiyorum ama uyku kaçıyor işte.
söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki hepsi boğazımda düğümlendi. sonra o gitti, cümleler içimde kaldı. artık onları kime söyleyeceğimi bilmiyorum, belki de hiç kimseye.
telefonum her titrediğinde o mu diye bakıyorum. koca insanım, bir bildirime bağlanmışım. kimseye söyleyemem ama uzun zamandır bu kadar canlı hissetmemiştim.
bana en zor günümde destek olan birine doğru düzgün teşekkür edemedim. araya zaman girdi, utanç girdi. şimdi aklıma geldikçe içimden 'sağ ol' diyorum, duymuyor ama ben rahatlıyorum biraz.
baba evine gidince hâlâ çocuk oluyorum. o kokular, o eşyalar... büyüdüm sandığım her şey orada eriyor. bir gün o ev olmayacak ve ben nereye sığınacağım, bilmiyorum.