Kızgınım
kendime kızgınım. hayır diyemediğim, sınır koyamadığım, herkesi memnun etmeye çalışırken kendimi kaybettiğim için. artık yeter demek istiyorum ama diyemiyorum.
Toplulukta dolaş, sana dokunan satırlara denk gel.
kendime kızgınım. hayır diyemediğim, sınır koyamadığım, herkesi memnun etmeye çalışırken kendimi kaybettiğim için. artık yeter demek istiyorum ama diyemiyorum.
hayatımla ilgili büyük bir karar var önümde ve haftalardır erteliyorum. herkese danıştım ama asıl korktuğum kendi sesim. belki de cevabı biliyorum, sadece duymak istemiyorum.
bir zamanlar birini çok kırdım. özür bile dileyemedim, gururum tuttu. o özrü hâlâ içimde taşıyorum. keşke geri dönebilsem.
herkes uyurken ben tavana bakıyorum. gündüz bastırdığım ne varsa gece geri geliyor. sabaha karşı uyuyup güne yorgun başlıyorum. ilk defa buraya yazıyorum bunu.
insanlar beni güçlü sanıyor. herkesin derdini dinliyorum, herkese oluyorum. ama benim derdimi soran kimse yok, ben de söylemiyorum. yorgunum.
hâlâ o şarkı çalınca duruyorum. kimseye söylemedim ama iki yıl oldu ve hâlâ aynı yerde takılı kaldım. herkes unut diyor, unutmak da bir yetenekmiş, bende yok.
eskiden çok gülen bir çocuktum. o çocuğu ne zaman kaybettim bilmiyorum. aynaya bakıyorum, tanıdık ama yabancı. onu geri istiyorum.
bir sürü arkadaşım var ama gerçekten arayabileceğim kimse yok. gece 3'te bir şey olsa kimi ararım bilmiyorum. bu his en çok kalabalıkta vuruyor.
bana açıldığında ben de aynısını hissediyordum ama korktum, 'bakarız' dedim. o da gitti. bazen doğru insanı yanlış zamanda değil, yanlış cesaretle kaybediyoruz.
Herkese iyi olduğumu söyledim. Buraya, sadece buraya doğrusunu yazıyorum.
babama 'seni seviyorum' demeden kaybettim. o kuşak öyle değildi, ben de öyle olamadım. şimdi mezarında söylüyorum ama duyan yok.
telefonumda hâlâ kayıtlı bir numara var, aramayacağımı bile bile silemiyorum. silince gerçekten bitmiş olacak sanki. bazen sadece 'var olması' yetiyor insana.